Konya‘da Sürdürülebilir Su Yönetimi Başarısı
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, şehirde su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetimi politikaları kapsamında önemli bir ilerleme sağlandığını açıkladı. Yerli ve milli yazılımla geliştirilen sistemler sayesinde, 6 yıl önce yüzde 33,5 olan su kayıp-kaçak oranı yüzde 19,8’e düşürüldü. 2019 yılından bu yana yürütülen çalışmalar sonucunda ise yaklaşık 20 milyon metreküp su yeniden sisteme kazandırıldı.
Altyapı ve Teknoloji Yatırımlarıyla Suyun Korunması
Başkan Altay, küresel iklim değişikliği ve kıt su kaynakları ile mücadele eden Konya’da, suyun kaynağından son kullanıcıya kadar güvenli ulaşması için yoğun altyapı ve teknoloji yatırımlarının sürdüğünü belirtti. KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 7/24 esasına göre yürütülen çalışmalar ile kuyulardan, barajlardan ve iletim hatlarından alınan su, arıtma tesisleri ve pompa istasyonları üzerinden şebekeye ulaştırılıyor. Bu süreçte olası kayıpların önlenmesi için sürekli izleme ve hızlı müdahale sağlanıyor.
31 İlçede Kapsamlı Kayıp Kontrolü
Kurulan Su Kayıpları Kontrolü Şube Müdürlüğü ekipleri, yüzeye çıkmayan fiziki su kayıplarını gelişmiş teknolojilerle tespit ederek hızlı müdahale gerçekleştiriyor. Şehir merkezi ve 28 ilçede yapılan detaylı analizler sonucunda, büyük basınç bölgeleri daha küçük ve kontrol edilebilir alanlara ayrıldı. Konya genelindeki 195 Bölgesel Ölçüm Alanı (BÖA) ve 35 Basınç Yönetim Alanı (BYA) ile şebeke anlık olarak izlenebilir ve yönetilebilir hale getirildi. SCADA sistemi üzerinden uzaktan kontrol sağlanarak, basınç ve debi değerleri optimize ediliyor.
Yerli Yazılım ve Dijital Analizle Avrupa Standartlarının Altında Kayıp
Yerli ve milli Su Yönetim Yazılımı ile üretimden tüketime kadarki tüm süreçler dijital ortamda analiz edilerek, arıza, tüketim, su dengesi ve verimlilik çalışmaları bilimsel verilere dayanıyor. Bu kapsamda, 2019 yılından itibaren yaklaşık 20 milyon metreküp su sisteme geri kazandırıldı. 2028 yılı için belirlenen yüzde 25 su kaybı hedefi ise, Konya’da 2022 yılı itibarıyla aşılmış, 2025 yılı sonunda ise oran yüzde 19,8 seviyesine çekilmiştir.


